5. Sayı Kırkayak’tan

Kategori: Genel | 0

Medeniyetlerin yaşadıkları coğrafyalar da varlıkları- nı devam ettirebilmeleri kendi öz kültür değerlerini yaşatıp korumaları ile mümkündür.
Tarih boyunca yerel kültür değerlerinin yaşatılıp korunması pek kolay olmamıştır. Bu konuda en büyük etkenin göç ve göçe bağlı olarak meydan gelen temel değişimler olduğu görülmektedir.

Bu değişimler ekonomik, sosyal ve kültürel sonuçları ile tarihe mal olmuştur. Çağımızda bilim ve teknoloji de ki hızlı değişimler, yeni sorunların oluşumunu da beraberinde getirmektedir. Günlük, hatta saatlik değişimlere bireyin veya topumun yetişmesi, değişimleri kabullenmesi ve uyum sağ- laması her zaman mümkün olmamaktadır. Çağımız da global kültür değişim şemsiyesi altında varlıklarını devam ettirmekte zorlanan yerel kültürler kaybolmakla karşı karşıyadır. Bu kayıpların önlenmesi, yerel kültür aktörlerinin kendi aralarında örgütlenerek, ulusal kültür bütünlüğünün oluşumuna kadar uzanacak politikaları belirlemelerinde ve uygulamaya yönelik etkinliklerde aktif rol almaları ile.mümkün olabilir. Yerel kültürlerin yaşaması konusunda özveride bulunan birey ve kuruluşların yasal düzenlemelerle teş- vik edilmesi, yerel kültürel değerlerinin yaşatılması için hizmet edecek yeni gönüllü katılımcıların ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Bu tür faaliyetlerin içinde kendilerine yer bulan birey ve gruplar, yeni kuşaklara da örnek olarak onlarında bu mücadeleye katılımlarına öncüllük etmiş olacaklardır. Farklı görüş ve yaşam alışkanlıkları- na sahip olan kitleler; birbirinden oldukça farklı kültü- rel dünya görüşlerine dayanan ve kendi imkanları oranında maddi, manevi katkılar sağlayacak bir bütünlük olarak varlıklarına devam edeceklerdir. UNESCO’nun araştırmalarına göre yerel kültürün yaşamasında ki en büyük iletişim aracı konuşulan dildir. Maalesef Türkiye’de konuşulan 15 dil yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır, üç dil ise çoktan yok olmuş durumda… * Yerel kültürün yaşatılması konusunda önemli faktörlerden öncelikli olanları Yerel Yönetimler ve Yerel Sivil Toplum kuruluşlarıdır. Aynı coğrafyada yaşayan ve farklı yerel kültürlere sahip toplulukların bir arada yaşamaları, birbirlerinin farklı farklı kültürel değerlerini kabullenmeleri için bir uzlaşı kültürünün benimsenmiş olması gerekir. Bu uzlaşı anlayışından uzaklaşılmasının ana nedeni eğitim eksikliğidir. Eğitim düzeyleri düşük olan toplulukların uzlaşmaları çok zordur. Bu bakış açısının en küçük sosyal yaşam topluluğu olan ailede başlamış olması çok çok önemlidir. Buda eğitimle mümkündür. Tarihin akışı Hüseyin Aldoğan İmtiyaz Sahibi Genel Yayın Yönetmeni içinde yerel kültürlerin yaşatılmasında uzlaşı kültürü- nün önemi günümüzde de büyük önem taşımaktadır. En önemli faktörlerden birisi ise uzlaşı kültürünü özümsemiş bireylerin yetişmiş olmasıdır. Özellikle son beş-on yıldır yöresel kültürlerin yaşanması için yapılanlar sevindirici, lakin yapılanların aynı ilin sınırları içinde dahi farklı kurum veya kuruluş- larca farklı farklı uygulamalar şeklinde olması, beraberinde hoş karşılanmayan sorunların da kamuoyu gündemine taşınmasına neden olmaktadır. Yerel bir koordinasyonun oluşturulması zorunludur. Kent yaşamının karmaşık yapısı ve sosyo-ekonomik sorunları bu konuda temel etkenler olarak da kabul edilmelidir. Çünkü kitlelerle şehre göç eden kültür değerleri, yeni bir sosyolojik yaşam yansımasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Anadolu coğrafyasında ‘’Tanzimat’tan beri bir kültür seferberliği içinde.’’** varlıklarını davam ettirmeye çalı- şan yerel kültürlerin günümüz de ki durumu pekte iç açıcı değildir. Ülkemizde 20.yüzyılda kırsal kesim kente çok hızlı taşındığından temel sorunları çözecek bir süreç yaşamaya imkan bulunamamıştır. Toplumsal yönetimler uzun süreli siyasal ve ekonomik politikalar oluşturamadıkları için yerel kültürlerin yeni sorunlarla karşı karşıya kalması kaçınılmaz olmuştur. Bu etkenlerden önemli olan bir diğeri ise ülkemizin bulunmuş olduğu coğrafyada yaşanan siyasal, sosyal ve ekonomik değişimlerden etkilenen bir jeopolitik yer ve öneme sahip olmasıdır. Bugün Ön Asya coğrafyasında yaşanan siyasal gelişmelerin olumlu ve olumsuz sonuçlarının ülkemizdeki sosyal kültürel ve ekonomik gelişmeleri etkilediğini açıkça görmekteyiz. Bu etkinin yerel kültürler üzerinde ki yansımaları ilerleyen süreçte mutlaka yaşanacaktır. Gaziantep, tarih boyunca bu coğrafyada yerel kültür farklılıklarını kendi potasında harmanlamak suretiyle kentsel bütünlüğünü zenginleştirmiştir. Bu nedenle farklı kültür gruplarının severek yaşamına devam ettiği bir kent olma özelliğini korumaya devam etmektedir.

* (Vatan Gazetesi/21.02.2012) ** (C.Tanyol yeni Sabah 01.Eylül 1953)

Hüseyin Aldoğan

İmtiyaz Sahibi Genel Yayın Yönetmeni